A Story From The Future: Terminator Salvation…

3522392701_594edf8938_bYıl 2018, Robotlar ve İnsanlar arasında inanılmaz bir mücadele var, robotlar insanları teker teker avlıyor ve bir kurtarıcıya ihtiyaç duyuluyor.  Bu kurtarıcı ise adamımız John Connor, sahte peygamber olarak tanıtılıyor ve insanlığı kurtaracak kişi de artık büyümüş ve karşımızda, peki daha sonra ne olacak…!

Filmi güzel bir sinemada izledim ve ses sistemi, perde, koltuklar kısacası teknik olarak her şey mükemmeldi. Film tarafında ise görsel efektler, renk seçimi, çekimler, çekim yapılan mekanlar, ses kalitesi, görüntü kalitesi, oyuncular, kullanılan teknoloji, diğer bütün detaylar harkuladeydi, bu olumlu yönleri öncelikle belirtmek istiyorum ki filme başka açılardan saldırıyım değil mi:)) Bu bahsettiğim hususlar dışında peki olumsuz olan ne derseniz, filmi anlatmadan önce hemen söyleyip sizi de meraklandırmayım: Problem sadece filmin eksik plot’u yani konusu. Neden mi, önce filmi anlatalım daha sonra da bu eksikliğin nedenini hep beraber ortaya çıkartalım.

3521341125_46bd6e0a28_oFilm bir hapisane sahnesiyle başlıyor, 2 kişinin ölümüne neden olmuş ve idama mahkum edilen Marcus Wright isimli bir mahkum, filmde tam anlamıyla Marcus’un nerden geldiği ve kim olduğu bilinmiyor, Kanser hastası olan Dr. Serena Kogan, Marcus Wright’i deneysel bir projeye bedenini bağışlaması için ikna ediyor ve Marcus’da bunu kabul ediyor ve juri önünde iğneyle öldürülüyor. Film’in giriş sahnesi, görüntü, işlenen konu, trajedi çok güzel yansıtılmış ve film açısından başarılı bir giriş olmuş; fakat eksik olan konu; Terminatör Filmlerinin tamamını izlememe rağmen, ben bu karakterlerin nerden çıktığını ve hikayelerini hatırlayamadım, en azından bir hatırlatma sahnesi koyabilirlerdi. Neyse Marcus Wright iğneyle öldürüldükten sonra sahneye  John Conner çıkıyor ve Skynet’in bir merkezine baskın yapan komutan olarak karşımızda, ekibiyle Skynet’in komuta merkezlerinden bir tanesine saldırıyorlar ve inanılmaz görüntüler ve aksiyon ortaya çıkıyor. Amaç Skynet’in sistemine girmek ve bilgileri alıp çıkmak, John nükleer santrallerin bacasına benzeyen bir yerden iple aşağıya iniyor ve Skynet hücrelerine ulaşıyorlar. Burda çeşitli deneyler yapıldığını ve köleleştirilmiş insanlar görüyorlar. Bir anda sesler gürültüler oluyor, sistemden bilgileri kopyalıyorlar ve dışarıya çıkacaklar; fakat yukardaki bütün askerler robotlar tarafından öldürülmüş:) Çeşitli aksiyonlar yaşandıktan sonra John yukarıya çıkıyor ve bir bakıyor herkes ölmüş, bacakları kopmuş bir robot John’a saldırıyor biraz aksiyon sahnesi ve John robotu alt ediyor ve aksiyon sahnesi orda bitiyor. Sadece John kalmış ve herkes ölmüş ama anlamadığım şey robotlar giderken John önemli bir kişiydi bekleyip onu da öldürebilirlerdi:) bu da ayrı bir şamata:)

Yukardaki sahne bittikten sonra John merkezi arıyor ve herkesin öldüğünü söyleyerek yardım istiyor, bunu gelip bir helikopter alıyor ve direnişcilerin komuta merkezi olan deniz altıya götürüyorlar, tabi John Connor burda helikopterden okyanusa atlayarak deniz altıyı buluyor bu da ayrı komedi:)) üstün yetenekli bir insan. Komuta merkezinde John’a yetki veriyorlar ve Skynet’in komuta merkezinden aldıkları ve robotları etkisiz hale getireceği düşünülen sinyalleri başka yerlerde denemesi için John’dan yardım istiyorlar. John da kabul ediyor ve sinyali denemek için sahaya çıkıyor. Yalnız bu sinyal işi ilerde komediye koparacak, onlar da nerde bu sinyali vereceğini; nerde vermeyeceklerini karıştırmışlar ya da unutmuşlar:)))

John Connor baskın yaptıkları Skynet merkezinden ayrıldıktan sonra ortamda süper bir yağmur var ve bir anda ortaya çıplak vucudunu çamur sarmış bir adam çıkıyor ve ellerini gökyüzüne kaldırarak haykırıyor ve ortaya adamımız Marcus Wright çıkıyor. Yağmurda aklanıyor paklanıyor ve bir direnişçi komutanın paltosunu giyiyor ve ortamlara akıyor:) burda biraz matrix ve diğer filmlerden sanki bir kaçamak yapılmış gibi hissettim. Neyse bizim Marcus direnişçilerle kanki oluyor savaşlar yapıyor kendini kabullendiriyor ve John Connor’a yakın olan direnişçilerle kanki oluyor ve bunlardan bir tanesi de Kyle Reese bu şahsın da kim olduğu tam olarak belli değil, Skynet’in hedefindeki ilk 2 numaradan bir tanesi; malum diğeri de John Connor. Bizim Marcus Kyle ile kanka oluyor ama bir çatışmada robotlar baskın yapıyor ve Kyle’yi toplama kampına götürüyorlar bizim Marcus’da yalnız kalmış çölde yürüken çatışmada düşmüş bir bayan pilotu ağaçta asılı kalmaktan kurtarıyor ve kalbini kazanıyor ve bu pilot da John Connor’ın kışlasından olduğu için kızcaz hemen Marcus’u alıyor ve John’un bulunduğu kışlaya doğru hareket ediyorlar, tabi Marcus’un canına minnet, tam kışlaya girecekler fakat bir sorun var; mayınlı araziden geçmek zorundalar. Bu mayınların numarası ise metale yapışıyorlar, ve Marcus taryala adım atıyor ve esas kızımızı takip ederken bir anda mayın yapışıyor patlıyor, hayaller falan derken bir anda marcus ameliyat masasında sonrasında ise zincirlere asılı ve karşısında John Conner, burda karşılaşıyorlar.

PrintJohn kendisini öldürtmek için Skynet tarafından gönderilen kişinin Marcus olabileceğini düşünüyor; çünkü kalbi ve beyni hariç her yeri metal üzeri deri sıvama:) ve Marcus’la konuşma yapıyor. Neden geldiğini soruyor ve Marcus o kadar insancıl konuşuyor ki John bile onun robot olup olmadığı konusunda şüpheye düşüyor ve her şeye rağmen onu imha etmesi için adamlarına emir veriyor ve odasına çekilip annesinin kendisi için doldurduğu kasedi dinliyor(ninni değil tabi) annesi zor durumda kaldığında kalbinin sesini dinlemesini söylüyor:) Sonra bir anda bizim düşen pilot esas kızımız Marcus’u kaçırıyor ve John’un adamları da Marcus’un peşine düşüyor ve onu öldürmeye çalışıyorlar, Marcus kaçıyor, John kovalıyor en son John’un helikopteri nehre düşüyor ve Skynet robotları John’a saldırıyor ve Marcus bir anda ortaya çıkıp John’u kurtarıyor ve burda kanki oluyorlar ve John kalbinin sesini dinliyor ve Kyle Reese’i kurtarması için Marcus’un Skynet’e gitmesini ve  giriş yapması için kendisine yardım etmesini istiyor. Marcus’da kabul ediyor ve evin yolunu tutuyor:) ve Skynet Marcus’u tanıyor, Marcus en tepeye çıkıyor, kendini yeniliyor, tarihte neler olmuş ona bakıyor, kendini tanıyor ve anlıyor, kim kendini bu duruma getirmiş merak ediyor; çünkü hiçbir şey hatırlamıyor, neyse John’da içeri giriyor, Marcus üst katta Skynet ile muhabbet ederken; John’da aşağıda köleleri kurtarıyor ve Kyle’yi arıyor…

Skynet, Marcus’u bilerek yaptıklarını, direnişçilerin içine onu kullanarak sızmak istediklerini; çünkü geçmişte onların arasına sızamadıklarını ve bu yüzden hep başarısız olduklarını söylüyor ve sen bunu başardın ve buna hizmet ettin diyor ama Marcus ikna olmuyor, kalbinin sesini dinliyor ve bi anda Skynet’e karşı gelerek kafasındaki çipi çıkarıyor ve John Connor’ı kurtarmak için aşağıya koşuyor. Tabi bu arada Arnold kılığına girmiş bir robot John’a saldırıyor ve John’da onla kavga ediyor, yalnız işte filmin çaktığı nokta burda, John’da frekans bozucu bi cihaz vardı ve daha önce bir Skynet uçağını düşürmüşlerdi yani test ettiler ve başarılı oldular; fakat bu robotla karşılaştığında nedense John’un aklına hiç cihazı çalıştırmak gelmiyor; tabiki kıçını kurtarmak için strese giriyor ve teknolojiyi unutuyor:) Neyse robotla baş edemiyor robot bunu tam öldürecek, ortaya Marcus çıkıyor ve o da kavga ediyor, sonra John kaçıyor, robot yani T800 ben buna Yeni T800 demek istiyorum:)) Marcus’un kalbine bakıyor ve en zayıf yeri diye Bruce Lee tarzı çakıyor yumruğu ve bizim Marcus Kalp krizi geçirmiş:) sonra robot koşturuyor John’u yakalıyor ve tam John’u öldürecek John bi anda kurtuluyor ve iki elektrik kablosunu kapıp Marcus’a veriyor elektiriği ve kalbini çalıştırıyor, sonra Marcus robotla döğüşürken, robot bi anda John’un kalbine demiri saplıyor, Marcus’ta robotu öldürüyor, neyse bunlar robotların nükleer kaynaklarına elektirik bağlıyorlar ve helikopterle kaçarken basıyorlar düğmeye ve Skynet merkezi havaya uçuyor, tabi John Connor kalbinden yaralanmış, hastaneye götürüyorlar ama tam sahra hastanesi, John’un kalbi iflas ve bizim esas oğlan Marcus kalbini John’a feda ediyor ve ameliyat sahnesi John yeni kalbini güle güle kullanıyor:))) ve geleceğe yani yeni filme göz kırpan bir sonla film bitiyor, nasıl mı şöyle: Skynet şimdilik durduruldu ama aktif olan ve kendini yenileyen hücreleri var, bu da yeni film demek:)))

Filmin özeti yukardaki gibi. Aksiyon sahneleri ve sesler, efektler harika ama mantık ararsanız biraz sınıfta kalmış film. Terminator 3 daha berbattı, orda hiçbir şey belli değil di, bu filmde biraz daha mantıklı gidişat var; fakat derinlemesine kafa yorarsanız çok saçmalık olduğunu anlayacaksınız. Daha mantıklı bir kurgu kurabilirlerdi, bence Cnbc-e’de yayınlanan The Sarah Connor Chronicles sinama filminden çok çok daha başarılı bir anlatıma sahip. Harika bir konusu ve tarihi olan kült filmi, Popcorn kitlesinin cebinden parasını almak için çok çabuk kaleme almışlar ve sonuçta da saçmalamışlar diye düşünüyorum. Gerçek hayatta, gelecekte robotların insanlarla savaşı kaçınılmaz olacağına inanlardanım. Robotlar orduların piyade ve hava unsurlarında yer alacak ve omuz omuza insanlarla savaşacak ve ilerde çok daha ileri düzeyde programlandıklarında artık kendi başlarına hareket edecekler ve insanları öldürmeye başlayacaklar, tabiki yazılım ve robot mantığıyla oldürmede kasıt olmayacak:) Robotlar zaten insanların hayatını şu an kolaylaştırıyor ve insanları trafikte öldürmeye başladılar: örnek olarak otomobil ve uçaklarda robotların bir parçasıdır. Bu açıdan bakarsak film gelecekte olacakları anlatıyor ama çok eksik anlatıyor ve finansal kaygılardan kendi kalitesine gölge düşürüyor. Konu güzel, senaryo var, tarih var, karakterler çok iyi, dünyada herkes artık terminator ne demek biliyor, bu kadar olumlu bir alt yapıyı kullanarak çok daha güzel bir film yapılabilirdi.

Film Hakkında söyleyecek son sözüm izleyin ama lütfen çok fazla bir şey beklemeyin, tadı damağınızda kalacak ve sizi tekrar izleyin diye zorlayacak aksiyon sahneleri ve teknolojik altyapıya sahip olmasına rağmen; konu bütünlüğü açısından sınıfta kalmış diyebilirim. Bundan dolayı da imdb.com’da kullanıcılar tarafından 10 üzerinden 7 puan almış diyebiliriz. Her şeye rağmen izlemeye değer bir film. İyi Seyirler…

Bu yazıya cevap ver